<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Mail Atmaktan Sıkıldım</title>
        <description>Mail adresime gelen güzel mailleri sürekli forward etmekten sıkıldım. Kendime bir blog sitesi oluşturayım, artık maillerimi burdan yayayım diye düşündüm...
Ve bu site ortaya çıktı.</description>
        <link>http://selimtekinasa.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 19:26:04 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title></title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/45060511.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/45060511.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;G&amp;uuml;lmek &quot;SAFTIR&quot; denme riskini g&amp;ouml;ze almaktır. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ağlamak ise &quot;DUYGUSAL&quot; g&amp;ouml;r&amp;uuml;nme riskini... &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Birine yakınlaşmak &quot;KENDİNİ KAPTIRMA&quot; riskini g&amp;ouml;zem almaktır. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sevdiğini s&amp;ouml;ylemek &quot;SEVİLENİ YİTİRME&quot; riskini... &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Duygularını a&amp;ccedil;mak &quot;KENDİNİ ORTAYA KOYMA&quot; riskini g&amp;ouml;ze almaktır. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2009 10:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BU NE OĞLUM....</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/bu-ne-oglum_34035111.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/bu-ne-oglum_34035111.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;80'ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen 45 yaşında ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı. Halhatırdan, &amp;ccedil;oluk &amp;ccedil;ocuktan, havadan sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda &amp;uuml;zerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. &lt;br /&gt;Yaşlı baba kargaya g&amp;uuml;l&amp;uuml;mserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: &lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Bu ne oğlum?'&lt;br /&gt;Oğlu şaşkın, cevapladı: 'o bir karga baba.'&lt;br /&gt;Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: &lt;br /&gt;'Bu ne oğlum?'&lt;br /&gt;Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: 'Baba, o bir karga'&lt;br /&gt;Karga h&amp;acirc;l&amp;acirc; pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola &amp;ccedil;eviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara &amp;ccedil;eviriyordu. &lt;br /&gt;Yaşlı baba &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml; defa sordu: 'Bu ne?'&lt;br /&gt;Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa d&amp;ouml;nm&amp;uuml;şt&amp;uuml;: 'O bir karga baba, &amp;uuml;&amp;ccedil; oldu soruyorsun.&lt;br /&gt;Beni işitmiyor musun?'&lt;br /&gt;Yaşlı baba d&amp;ouml;rd.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/bu-ne-oglum_34035111.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 20 Jan 2009 09:03:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak!</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/bozuk-simit-paralari-ile-cenneti-satin-almak_34034481.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/bozuk-simit-paralari-ile-cenneti-satin-almak_34034481.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;G&amp;uuml;n&amp;uuml;n son dersinin sonuna gelinmişti. &amp;Ouml;ğrenciler &amp;ccedil;ıkmak i&amp;ccedil;in sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını &amp;ccedil;antalarına koydular. Zil &amp;ccedil;alar &amp;ccedil;almaz, dışarı &amp;ccedil;ıkmak i&amp;ccedil;in hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek i&amp;ccedil;in de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil &amp;ccedil;aldı. &amp;Ouml;ğrenciler bir anda kapıya y&amp;ouml;neldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan g&amp;ouml;z ucuyla &amp;ouml;ğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Ouml;ğretmeni, onun bu halini fark etti:&lt;br /&gt;- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?&lt;br /&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 20 Jan 2009 08:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Emniyet Kemeri</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/emniyet-kemeri_18446921.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/emniyet-kemeri_18446921.html</guid> 
            <description>Sevgili Arkadaşlar!

Ben bir kampanya başlatmak istiyorum ve bu konuda da sizlerden yardım istiyorum.
Her g&amp;uuml;n T&amp;uuml;rkiye'de onlarca trafik kazası oluyor ve ter&amp;ouml;rden daha k&amp;ouml;t&amp;uuml; bir şekilde insanlarımız &amp;ouml;l&amp;uuml;yor, sakat kalıyor. Emniyet kemerinin ara&amp;ccedil; kullanırken hayati &amp;ouml;nemi tartışmasız bir ger&amp;ccedil;ektir. Bu nedenle Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah G&amp;Uuml;L'&amp;uuml;n tanıtımını yaptığı &lt;strong&gt;&quot;Trafikte dikkat, 10 bin hayat&quot;&lt;/strong&gt; projesi başlamıştır. Bizler de hem kendimiz emniyet kemeri kullanarak &amp;ccedil;evremize &amp;ouml;rnek olalım hem de bu konuda &amp;ccedil;evremizi bilin&amp;ccedil;lendirelim. Ayrıca&amp;nbsp;halkımızın b&amp;uuml;y&amp;uuml;k &amp;ccedil;oğunluğunun seyretmiş olduğu ve (tasvip etmesek te) &amp;ccedil;oğu hareketini &amp;ouml;rnek aldığı,&amp;nbsp;Kurtlar Vadisi Pusu, Pars Narkoter&amp;ouml;r, K&amp;ouml;pr&amp;uuml; , vb. dizilerin yapımcılarına mesaj atarak, dizilerde ara&amp;ccedil;larla ilgili sahnelerde emniyet kemerinin takılmasını isteyelim. B&amp;ouml;ylece halkımızın daha hızlı bir şekilde bilin&amp;ccedil;lenmesini sağlayabiliriz. Dikkat ettiyseniz yabancı filmlerin &amp;ccedil;oğunda araca binen ilk olarak kemerini takmakta. Bu bence izleyicilere işlenen bir nokta. Biz de duyarsız kalmayalım ve hem film yapımcılarına mesaj&amp;nbsp;g&amp;ouml;nderelim,&amp;nbsp;hem de arkadaşlarımıza yayalım.
&amp;nbsp;
Aşağıda benim oluşturduğum &amp;ouml;rnek bir metin var. Bu metni kopyalayarak aşağıda bazılarının adreslerini verdiğim yapımcı firmalara birka&amp;ccedil; dakikanızı ayırarak g&amp;ouml;nderiniz. Belki de bizlerin &amp;ccedil;abası ile y&amp;uuml;zlerce kişi annesiz, babasız kalmayacaktır.</description>
            <pubDate>Mon, 09 Jun 2008 13:04:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>AZRAİL'İN GÜZELLİĞİ </title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/azrail-in-guzelligi_17907081.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/azrail-in-guzelligi_17907081.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;A href=&quot;http://www.mailce.com/&quot;&gt;www.mailce.com&lt;/A&gt; Mail grubundan aldığım bir Mail&amp;#8230;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Onkolog Dr. Haluk Nurbaki'den bir hatıra&amp;#8230;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak, maddeyi aşan, sayısız Olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek, özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Kanser hastanesinde başhekimken, Serap adında genç bir&amp;nbsp; hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için&amp;nbsp; yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler&amp;nbsp; sebebiyle o imkânı bulamamıştı. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Serap&amp;#8217;ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak, Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 14:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hedefe Varmanın Yolları</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/hedefe-varmanin-yollari_16582401.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/hedefe-varmanin-yollari_16582401.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;P&gt;Herkesin başarıya ulaşma adına kendine göre bazı hedefleri vardır. Hedefler ne olursa olsun bu hedeflere götürücü prensipler aynıdır. Bu prensiplerden en önemlilerini şu şekilde sıralamak mümkün:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Amacına ulaşman&amp;nbsp; için gerekli olan her şeyle ilgilen.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Amacına ulaşmana yardımcı olmayacak şeyleri geçici olarak da olsa gereksiz gör.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bütün benliğinle amaca kilitlen&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tembellik yapma.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Basit ve manasız zevklerden geçici de olsa vazgeç.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 20 May 2008 10:32:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Thomas Edison'a Göre Başarıya Ulaşmanın Sırları </title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/thomas-edison-a-gore-basariya-ulasmanin-sirlari_15505371.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/thomas-edison-a-gore-basariya-ulasmanin-sirlari_15505371.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Kişi, neyi gerçekleştirmek istiyorsa, gerçekleştirmek istediği şeyle ilgili kesin bilgiler elde etmelidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kişi, ulaşmak istediği hedefe aklıyla odaklanmalı ve hedefine ulaşmak için&amp;nbsp; o konuda edindiği&amp;nbsp; ve de edinebileceği bütün bilgileri kullanmalıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kişi, kaç kez hayal kırıklığına uğrarsa uğrasın hedefine ulaşmak için çalışmalarına devam etmeli, asla yılmamalıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kişi, bir başkasının kendisiyle aynı doğrultudaki hedefine yönelik çalışmalarında başarısız olmasından etkilenmemelidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kişi, karşılaştığı sorunların çözümünün bir yerlerde mutlaka var olduğunu ve onu mutlaka bulacağını düşünmeli ve bu fikirle yaşamalı; sonuçta da başarıyı yakalayacağını hayal ederek hedefine emin adımlarla yürümelidir.&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/thomas-edison-a-gore-basariya-ulasmanin-sirlari_15505371.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 08 May 2008 10:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Başarının Denenmiş Yolları</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/basarinin-denenmis-yollari_15430431.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/basarinin-denenmis-yollari_15430431.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Okul Öncesi Birlik Grubundan;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Geothe: &quot;Uğraş kişiyi mutlu kılan şeydir; önce gücüyle bir kötülüğü kısa sürede iyiye dönüştürür. Bu nedenle, yarın, erkenden iş başına! Evet, dün yaptığınızı yıkılmış bulursanız, tıpkı karıncalar gibi, hemen yıkıntıları kaldırmalı, önlemleri yeniden düşünüp bulmalısınız. Böyle olursa, dünyanın kendisi yuvarlanıp içinden parçalansa bile, onu siz yeniden kurarsınız, sonsuza değin zevkle...&quot;&amp;nbsp; diyor. Öyleyse:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çalışmak için uygun bir yer ve zaman aramayınız; çünkü her yer ve zaman çalışmak için uygundur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bugünün işini yarına bırakmayın, zira her günün işi kendine yetecek kadardır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Wed, 07 May 2008 13:26:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kabağın Sahibi Vardır Elbet! </title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/kabagin-sahibi-vardir-elbet_14791631.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/kabagin-sahibi-vardir-elbet_14791631.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. &lt;BR&gt;Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. &lt;BR&gt;Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir.. .&lt;BR&gt;Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır. &lt;BR&gt;- Vur usturayı berber efendi, der. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. &lt;BR&gt;Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:&lt;BR&gt;- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.&lt;BR&gt;Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. &lt;BR&gt;Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.&lt;BR&gt;Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar.&lt;BR&gt;Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:&lt;BR&gt;'Kabak aşağı, kabak yukarı.'&lt;BR&gt;Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.&lt;BR&gt;Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. &lt;BR&gt;Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.&lt;BR&gt;Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:&lt;BR&gt;- Biraz ağı.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/kabagin-sahibi-vardir-elbet_14791631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 30 Apr 2008 09:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayat Güzel Ama Anlayana...</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/hayat-guzel-ama-anlayana_14790151.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/hayat-guzel-ama-anlayana_14790151.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Evini bir davet sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir çok arkadaşın var demektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Faturalarını ödeyebiliyorsan&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir işin var demektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Pantolonun biraz sıkıyorsa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aç kalmıyorsun demektir.&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gölgen seni izliyorsa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Güneş ışığını görüyorsun demektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yürüyebiliyorsun demektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Duyuyorsun demektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Wed, 30 Apr 2008 09:26:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Fırtına Çıktığında Uyuyabilirim.</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/firtina-ciktiginda-uyuyabilirim_12616811.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/firtina-ciktiginda-uyuyabilirim_12616811.html</guid> 
            <description>&lt;P class=EC_EC_ececececececececmsonormal&gt;Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde&lt;BR&gt;çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'. Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı. Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk! Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı:&amp;nbsp;&amp;nbsp;'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_EC_ececececececececmsonormal&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 04 Apr 2008 08:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>5 Ders</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/5-ders_12320801.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/5-ders_12320801.html</guid> 
            <description>Birinci Ders:
&lt;P&gt;Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada&lt;BR&gt;çakıldım kaldım. Son soru söyleydi : &lt;BR&gt;'Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?'&lt;BR&gt;Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuclarına dahil olup olmadığını sordu.&lt;BR&gt;'Tabii, dahil' dedi, Hocamız... &lt;BR&gt;'İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar.&lt;BR&gt;Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile...' &lt;BR&gt;Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da... &lt;BR&gt;Dorothy idi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İkinci Ders :&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağan.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/5-ders_12320801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 31 Mar 2008 08:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Akrep</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/akrep_11960841.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/akrep_11960841.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Hintli bir adam suda bata cika ilerlemeye calisan bir akrep gorur.&lt;BR&gt;Onu kurtarmaya karar verir ve parmagini uzatir ama akrep onu sokar.&lt;BR&gt;Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya calisir ama akrep onu tekrar sokar. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yakinlardaki baska birisi ona, onu surekli sokmaya calisan akrebi &lt;BR&gt;kurtarmaya calismaktan vazgecmesini soyler.&lt;BR&gt;Ama Hintli adam soyle der:&lt;BR&gt;&quot;Sokmak akrebin dogasinda vardir.&lt;BR&gt;Benim dogamda ise sevmek var. &lt;BR&gt;Neden sokmak akrebin dogasinda var diye kendi dogamda olan sevmekten&lt;BR&gt;vazgeceyim?&quot;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sevmekten vazgecmeyin. Iyiliginizden vazgecmeyin. Etrafinizdaki akrepler&lt;BR&gt;sizi soksalar da. &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/akrep_11960841.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 27 Mar 2008 10:13:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mor Menekşe</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/mor-menekse_11878931.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/mor-menekse_11878931.html</guid> 
            <description>Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı. Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi...&lt;BR&gt;Gölgeyi sever menekşeler derdi. Oysa ögretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yaptığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı. Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi , her bitki güneşi severken,onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar diye düşündü durdu Hande...Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu yüzden bu kadar güzeldi. Herkesten farklı olursan, bu hayatta değerli olursun yargısına varmıştı. Daha o yıllarda farklı olmak için uğraş vermeye başladı. İlk olarak, okulda kimsenin yanına oturmak istemediği Hacer'in yanına oturmak istiyorum ögretmenim diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı. Hacer bile şaşırmış şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer çok dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi. Hande ise mühendis Kamil Beyin biricik kızı. Ögretmen pek oturtmak istemedi önce Hacer'in yanına Hande' yi. Daha sonra bir tatsızlık çıkmasın diye öğretmen Hande'nin annesini çağırdı. &lt;BR&gt;Annesi eve geldiklerinde Hande'ye sordu : &lt;BR&gt;- Neden yavrum Hacer in yanına oturmak istiyorsun? &lt;BR&gt;Hande cevap verdi : &lt;BR&gt;- Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o gün sen bana menekşeler &lt;BR&gt;güneşi sevmez demiştin, oysa her bitki güneşi sever. Menekseler farklı, belki de &lt;BR&gt;bu yüzden bu kadar güzeller. Hacer'in yanına kimse oturmak istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum. Belki Hacer de güzeldir, onu fark etmek istiyorum, dedi. &lt;BR&gt;Annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4.sınıf öğrencisi kızının olgunluğuna hayran kalarak:&lt;BR&gt;- Peki kızım kimin yanında istersen oturabilirsin, ' dedi. &lt;BR&gt;Pazartesi Hande Hacer'in yanında oturmaya başla.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/mor-menekse_11878931.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 26 Mar 2008 08:24:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Amacımız ne? </title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/amacimiz-ne_11720831.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/amacimiz-ne_11720831.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Amacımız ne? &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Biz ne youtube, ne alibaba, ne ekşisözlük, ne leman, Wordpress, youtube (tekrarlı şekilde), Netlog derken&amp;nbsp; ne akp ne tkp. . kapatılsın istemiyoruz. Her kapatmanın hayatımızı kısıtladığını düşünüyoruz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Birlikte yaşamak... &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye' de yıllardır farklı görüşler, farklı dinler, farklı diller, farklı ırklar bir arada yaşıyor. Ancak kimi dönemlerde ortam lüzumsuz yere geriliyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gelin bu lüzumsuz gerginliklere son verelim, karşımızdakini anlamaya çalışalım. Biz bu kadarız siz ne kadarsınız demeyelim. Artık sizli bizli konuşmayı bırakalım, daha samimi bir söylem bulalım, kardeş olduğumuzu yeniden hatırlayalım. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Farklılıklarımıza sahip çıkalım, bizden farklı olduğu için kimseyi kapatmayalım . . . &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.benidekapatin.com/&quot; target=_blank&gt;http://www.benidekapatin.com&lt;/A&gt;/&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/amacimiz-ne_11720831.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 24 Mar 2008 08:28:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kurşunkalem</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/kursunkalem_11458001.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/kursunkalem_11458001.html</guid> 
            <description>Mutlu ÖĞÜTGEN(&lt;A href=&quot;mailto:okuloncesibirlik@googlegroups.com&quot; FireAnt:commandName=&quot;NewMessageLock&quot; FireAnt:recipients=&quot;okuloncesibirlik@googlegroups.com&quot; FireAnt:lock=&quot;true&quot;&gt;&lt;A href=&quot;mailto:okuloncesibirlik@googlegroups.com&quot;&gt;&lt;A href=&quot;mailto:okuloncesibirlik@googlegroups.com)den&quot;&gt;okul&lt;/A&gt;oncesibirlik@googlegroups.com&lt;/A&gt;)den&lt;/A&gt;:
&amp;nbsp;
Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu : 
&amp;nbsp;
&quot;Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun ? Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı ? &quot; 
&amp;nbsp;
Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
&lt;BR&gt;&quot;Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de seversin.&quot;
&amp;nbsp;
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.&lt;BR&gt;
&quot;İyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı değil ki ! &quot;
&lt;BR&gt;&quot;Bu tam.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/kursunkalem_11458001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 21 Mar 2008 09:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bardak mı, Göl mü?</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/bardak-mi-gol-mu_10829651.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/bardak-mi-gol-mu_10829651.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Ustaların çıraklarina sadece edindikleri meslegi, zanaati degil hayatı da ogrettikleri, en genis ve gercek anlamiyla ogretmen olduklari donemde Hintli bir ahsap ustasi yasiyordu. Bu ustanin ciragi buyudu, ahsap islemeyi ve hayati ogrendi, kendi isini kurup baslatti. Bir sure sonra dostlarindan biri oglunu getirdi, ustadan onu yanina cirak almasini istedi. Fakat bu cirak surekli yakinip duran, her seye bozulan bir cocuk cikti. Tahta getirmeye gidiyor, dondugunde ellerine kiymik battigindan uzun uzun yakiniyordu. Bir is teslim etmeye gidiyor, dondugunde yoldan, sicaktan, musterinin tavrindan yakiniyordu. Usta cocuga bir seyler anlatmaya calisiyordu ama sozlerinin hicbir etkisi olmuyordu.&lt;BR&gt;Bir gun usta ciragini koye tuz almaya gonderdi. Cirak ustasinin soyledigi gibi, tuzu alip dondu. Usta bir bardak su getirmesini soyledi. Cirak bir bardak suyu da getirdi. Usta, Simdi o tuzu suyun icine at' dedi. Cirak ustasinin soyledigini yapti. Sonra usta 'Simdi o suyu ic' dedi. Cirak suyu icti ve tabii ki icer icmez de tukurdu. Ofkeyle ustasina bakarken, usta 'Nasildi tadi' diye sordu. Cirak nefretle, 'Cok aci' dedi. Usta cocuga 'Tuzu yanina al gel, gidiyoruz' dedi. Cirak ustasinin pesine takildi. Bir sure sonra civardaki golun kiyisina geldiler. Usta ciraga 'Butun tuzu gole dok' dedi. Cirak soyleneni yapti. Usta 'Simdi golun suyundan ic' dedi. Cirak icti. 'Suyun tadi nasildi' diye sordu usta. Cirak, 'Cok guzeldi' dedi. 'Peki tuzun acisini hissettin mi' diye sordu bu kez de. Cirak 'hayir' dedi.&lt;BR&gt;Usta ciragi karsisina oturtup anlatti: 'Hayattaki butun olumsuzluklar iste bu bir avuc tuz gibidir. Eger sen kucuk bir bardak su isen, nasil tuzun butun acisini tattiysan, hayatin butun olumsuzluklarindan da oyle etkilenirsin. Eger sen kisiliginle ve gonlunle bu onumuzdeki gol gibi isen, hayatta karsilasabilecegin butun olumsuzluklar seni, o bir avuc tuz golun suyunu nasil etk.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/bardak-mi-gol-mu_10829651.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 13 Mar 2008 08:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Acayip Denklem</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/acayip-denklem_10619871.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/acayip-denklem_10619871.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Sayın Tekin EKMEKÇİOĞLU'ndan Bir mail:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ACAYİP BİR DENKLEM&lt;B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;( İnsan ) = ( yemek ) + ( uyumak ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( eğlenmek )&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;( Eşek ) = ( yemek ) + ( uyumak )&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;olduğuna göre ilk denklemde ( yemek + uyumak ) yerine ( eşek )&lt;BR&gt;koyabiliriz...&lt;B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;( İnsan ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( eğlenmek )&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;bu yeni denklemde her iki taraftan ( eğlenmek ) çıkartılırsa:&lt;BR&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;( İnsan ) - ( Eğlenmek ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak )&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sonuç: Eğlenmesini bilmeyen insan, sadece para kazanmak için çalışan&lt;BR&gt;eşekten başka bir şey değildir.&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/acayip-denklem_10619871.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 10 Mar 2008 13:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kalp ve Dil</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/kalp-ve-dil_10605571.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/kalp-ve-dil_10605571.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Kalp ve dil...&lt;BR&gt;Ya iyilik, güzellik fidanlığı; ya kötülük, bozgunculuk bataklığı.&lt;BR&gt;İnsan nasıl işletirse dil madenini, öyle süsler, donatır ömür ağacını.&lt;BR&gt;Ve nasıl besleyip donatırsa öyle ürünlerle donatır kalp toprağını.&lt;BR&gt;Dil ve kalp, ya kötülükler yuvası, kumkuması, ya iyilikler-güzellikler ovası. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Lokman Hekim, bir çırağıyla ava çıkmıştı, uzun yoldan evine döneceği sırada bir kabile reisi bu meşhur hekimi misafir etmek istedi.&amp;nbsp;Lokman Hekim, nasıl beden dilinden anlıyorsa öyle de gönül ve ruh dilinden anlıyordu. Kırmadı kabile reisini. O gece misafir kaldılar. En semiz koyunlardan biri kesildi. Yemek için harekete geçildi. O sırada Lokman Hekim, çırağını imtihan etmek istedi: &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- Getir bakayım bana koyunun en temiz iki organını. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Çırak gitti koyunun kalbini ve dilini getirdi. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Mon, 10 Mar 2008 08:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Temelden bir fıkra</title>
            <link>http://selimtekinasa.blogcu.com/temelden-bir-fikra_10337971.html</link>
            <guid>http://selimtekinasa.blogcu.com/temelden-bir-fikra_10337971.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır: &lt;BR&gt;-Çimse yok miiii?..&lt;BR&gt;Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:&lt;BR&gt;-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma! &lt;BR&gt;Temel şöyle bir düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;-Ula başka çimse yok midur ?!!&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;



&lt;TABLE class=EC_EC_EC_EC_EC_EC_MsoNormalTable cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD width=&quot;100%&quot;&gt;



&amp;nbsp;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://selimtekinasa.blogcu.com/temelden-bir-fikra_10337971.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 07 Mar 2008 08:50:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://selimtekinasa.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>